Ülkemizin en iyi caz müzisyenlerinin başında gelen Ferit Odman kendisi için nefes almakla eş değer tuttuğu caz müziği kariyeriyle başarılarına her geçen gün yenilerini ekliyor.
“Caz hakikaten benim için nefes almakla eşdeğer” dediğiniz ve iliklerinize kadar cazı hissettiğiniz bir hayatınız var. Peki, bu caz aşkının tohumları ilk ne zaman atıldı ve nasıl filizlendi?
Kendimi bildim bileli caz var hayatımda. Babamın 1960’lı yıllarda Amerika’daki okulundan dönüşünde getirdiği caz plakları ile büyüdüm. 11 yaşından beri de davul çalıyorum. Doğal olarak kendimi rahat ve “evde” hissettiğim müziğe ve caz müzisyenliğine evrildi bu yolculuk.
“Motivasyonum hayat enerjimden geliyor.”
Yaptığınız işte ya da olduğunuz kişi olmanızda size neler veya kimler ilham verdi bugüne kadar?
Aslında hayatta size dokunan herkes bir şekilde ilham kaynağı oluyor. Ama özellikle idollerim olan müzisyenler ve hocalarım var tabii ki. Amerika’da okurken çoğu ile aynı çatı altında olma şerefine eriştiğim ve hatta beraber müzik yaptığım çok üstün müzisyenler var. Bunlardan en unutulmazı Mulgrew Miller olabilir benim için.
Bir sanatçı olarak başkalarına ilham olmak sizin için ne ifade ediyor?
Mutluluk veriyor tabii ki, birilerinin hayatına dokunmak ve onların yolculuğunda bir yol gösterici olmak harika bir şey. Müzisyenlik o kadar güzel ki, insanlara iyi hisler hissettirmek için çalışıyoruz ve tabii ki geri dönüşleri şahane oluyor.
“Disipline ve çalışkanlığa bir de o işi aşkla yapmak eklenince büyük bir keyifle gelen otomatik başarı çıkıyor ortaya.”
Başarı kavramı kendi yaşam yolculuğunuzda ne kadar önemli? Kendinizi daha fazla gelişime ve deneyime açarken yolculuğunuzda sizi motive eden dinamikler nelerdir?
Başarı benim için önemli mi tam olarak bilemiyorum ama genelde yaptığım her işte başarılı olduğumu söyleyebilirim. Biraz mükemmeliyetçi bir yapım var ve bu da başarıyı otomatik olarak bana getiriyor sanırsam. Sadece kendi işimle ilgili bir insanım. Motivasyonum hayat enerjimden geliyor ve algılarımın çok açık olduğunu söyleyebilirim. Kıyas yapmadan kendimin en iyisi olmaya gayret eden bir yapım var.
İşinizde çok disiplinli bir yapınız olduğundan bahsediliyor. Bir işte başarılı olmak için disiplin ne kadar önemli sizce?
Bence en önemli şeylerden biri. Bu disipline ve çalışkanlığa bir de o işi aşkla yapmak eklenince büyük bir keyifle gelen otomatik başarı çıkıyor ortaya.
Bir röportajınızda ülkemizde bilinçli bir caz dinleyicisi olmadığını ifade etmişsiniz. Bir müziği bilinçli olarak dinlemeyi ve bir müzik kültürüne sahip olmayı nasıl tanımlıyorsunuz?
Bilinçli bir dinleyicinin en azından dinlediği müziğin içerdiği tarihsel ve müzikal referanslara hâkim olarak çok fazla örnek dinlemiş olması gerekir diye düşünüyorum. Mesela benim bir parça içinde çaldığım bir Max Roach referansını algılayabilecek bir dinleyici sahnedeki müzisyenler arasındaki bakışmanın veya gülüşmenin de sebebini anlayarak dinler o konseri ve daha çok keyif alabilir diye düşünüyorum. Fakat şunu unutmamakta fayda var; müzik herkes için ve hissettirdiği hisler önemli. Hiçbir referansı bilmeden de çok keyif alınabilir yani bir konserden.
Sevdiği işi yapan ve bundan büyük mutluluk duyan insanlardan birisiniz. Sevdiği işi yapmak isteyip cesaret edemeyenler için ne söylemek istersiniz?
Tek cümle: Go for it!
Kızınız Mavi için “umarım tüm isteklerini yapması için ona bütün yolları açmışımdır” dediğiniz çok güzel bir cümle kullanmışsınız. Baba olmak hem varoluşunuz hem de hayatı algılayışınızla ilgili ne gibi etkiler yarattı hayatınızda?
Baba olmak gerçekten harika ama bir o kadar da büyük bir sorumluluk. Khalil Gibran çok güzel söylemiş zamanında: “Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil, sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler, ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller. Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil... Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.”
“Her sabah mutlu ve hayatın getireceklerine hazır uyanıyorum.”
Yaptığınız iş ile ilgili belirlediğiniz hedefleriniz ya da kurduğunuz hayalleriniz nelerdir?
Hayallerimi yaşıyorum zaten ama her gün daha iyi bir müzisyen olmak, çok üretmek ve bu müziği yaparak dünyayı gezmek ölene kadar yapmak istediğim şey diyebilirim.
Yolu düşen her caz müzisyenine New York’taki caz clublarında bu deneyimi yaşamasını önermişsiniz. Sizin için deneyim, kendi yolculuğunuzda nasıl bir anlama sahip?
• Mesela Village Vanguard’da hemen davulun yanı başında Roy Haynes’in davul çalarken terinin size sıçraması ve orada hissettiğiniz titreşim hiçbir Youtube videosundan size geçemez. Tarifi yok sadece yaşayarak anlaşılabilecek şeyler bunlar bence.
Kendi içsel motivasyonunuzu nasıl sağlıyorsunuz?
Ekstra bir şey yapmama gerek yok sanırım. Zaten yaptığım iş ve bu güzel hayat için motive bir insanım. Her sabah mutlu ve hayatın getireceklerine hazır uyanıyorum.
Sahnede olduğunuzda hissettiğiniz enerjiyi yaklaşık olarak ifade edebilir misiniz?
Zaman ve mekân algısının kaybolduğu saf bir enerji diye tarif edebilirim.



