-Gayrimenkul sektörüne nasıl başladınız? Kendi girişimcilik hikayenizi anlatır mısınız?
Gayrimenkul sektörüne girmeden önceki 1 yılım gözlem ve araştırma yapmakla geçti. Bu 1 yıl kimileri için çok uzun gözükebilir. Karar verdikten sonra benim sektörü tanımam ve orada var olmam gerekiyordu. Kendime bu mesleği yapacağıma inandırdığım an, geçmiş tecrübelerimden de faydalanarak mesleğe adım attım. Girişimcilik hikayesinin başlaması her zaman doğru anda olmayabilir. Ancak ben hatalarla öğrenmeyi değil, doğru hamlelerle kazanmayı hedeflemiştim. Bu yüzden sektöre girişim ve başarıya ulaşmam için profesyonel anlamda yapılması gereken tüm doğruları yaparak ilerledim. Emeğin ve çalışmanın hiçbir zaman karşılıksız kalmadığını bir kez daha anladım.
-Milyoner olma yolculuğunuz nasıl gelişti? Milyoner olmanın sırları nelerdir?
Sektöre girişimde gösterdiğim hassasiyeti, profesyonelleşmeye başladığım dönemde de sürdürerek prensip sahibi bir meslek erbabı olmak için halen daha emek ve çaba harcıyorum. Sektörde hızlı bir şekilde çok paralar kazanabilirsiniz ancak ben önce güven ve itibar kazanmayı tercih ettim. Bunlar bana beraberliğinde milyonerler kulübüne girme şansı yarattı. Milyoner olabilirsiniz ama asıl önemli olan insanların size duyduğu güven ve beraberinde getirdiği sürdürülebilirlik. Günü kurtarmak ya da sadece satışa odaklanmak yerine sektörde geleceğini inşa etmek üzerine çalıştığında yol uzun diye düşünüyorum.
-Bir girişimci olarak kendi motivasyonunuzu nasıl sağlıyorsunuz?
İçinde yer aldığımız sektör yüksek motivasyona ihtiyaç duyduğumuz bir alan, bunu koruyabilmek için enerjimi düşüren tüm alanlardan uzaklaşmayı tercih ediyorum. Tembel enerji sevmiyorum. Profesyonel anlamda beni yukarıya çekebilecek insanlarla bir arada olmaya özen gösteriyorum.
“Bende acele yok, hırs yok fakat azim hep var olacak.”
-Başarıya ulaşmak için hangi adımları attınız ve stratejileri nasıl belirlediniz?
Tam odaklı ve tam mesaili çalışmak. Yarı zamanlı hiçbir zaman çalışmadım. Mesai saatlerimi de sunum ve görüşme esnasında mutlaka müşterilerimle paylaştım. Çünkü pek çok satıcı, emlakçıların yarı zamanlı çalıştığına inanır. Müşteriye, onları çözüme ulaştıracak iş planlarımı detay bir şekilde hazırlar ve sunarım. Müşteriler, onlar için neler yapabileceğimi mutlaka bilirler. Meslektaşlarımla da paylaşıma hep açık olup iş birliği içinde oldum. Bundan da keyif aldım. Satış garantisi veremeyiz doğru fakat hizmet garantisi verebiliriz. Müşteri seçmem fakat portföy seçerim. Yanlış fiyatlı portföyü sırtımda taşımam. En önemli hazinem zamanımdır.
-Başarısızlıkla karşılaştığınız anlar oldu mu? Bu anlardan nasıl dersler çıkardınız?
Olmaz mı? Çok oldu. İyi ki de olmuş. Zaten azim ve istikrar duygusu da işte burada devreye giriyor. Güç dediğimiz olgu, bilgi ve deneyimle gelir. Başarısızlık dediğimiz şey de sadece bir deneyimdir aslında.
-Başarıyı yakaladıktan sonra yeni hedeflerinizi nasıl belirlediniz?
Başarı hiçbir zaman bir varış noktası değildi benim için. Yolculuğum kendisi, yürüdüğüm yoldu. Ve yolum daha çok uzun. Her seferinde çıtayı daha yüksek hedefler belirleyerek yükselttim. Kendimle yarışım hep devam etti, hep de devam edecek. Ulaşmak istediğin yere ağır ağır ulaşmak en hızlı yoldur. Bende acele yok, hırs yok fakat azim hep var olacak.
“Hayır deme yeteneğini önce kendimize karşı geliştirmemiz lazım.”
-Kendinizi sürekli nasıl geliştirdiniz ve öğrenmeye devam ettiniz?
Doğru yer, doğru zaman, doğru kişi ve doğru bilgi. Öğrenci olmaktan hayatım boyunca hiç vazgeçmedim. Böyle olunca da yaptığım hatalar bile eğitime dönüşüyor.
-Gayrimenkul girişimcilerine sektörde başarılı olmaları için neler tavsiye edersiniz?
Daha iyi hayat standartları için bazı bedeller var ödenmesi gereken. Erken kalkıp daha az uyumak gibi, çocuklarınla bile çalışma saatlerinden dolayı daha az görüşebilmek gibi (çalışan anneler beni daha iyi anlar.) Hayır deme yeteneğini önce kendimize karşı geliştirmemiz lazım. Disiplin, istikrar, odak bu işin temeli. “Kayalara şekil veren dalgaların gücü değil sürekliliğidir.”



